FoodArt, 20 yıldır gıda sektöründe güven, kalite ve güçlü iş ilişkileri üzerine kurulu bir başarı hikâyesi yazıyor. Küçük adımlarla başlayan bu yolculuk; bugün geniş ürün portföyü, farklı kültürlere ulaşan hizmet ağı ve uzun yıllara dayanan müşteri ilişkileriyle büyümeye devam ediyor.
FoodArt’ın 20. kuruluş yıl dönümüne özel olarak şirketin kurucusu Emrah Şahbaz ile bir araya geldik. Markanın kuruluş hikâyesinden isminin ortaya çıkışına, karşılaşılan zorluklardan gelecek hedeflerine kadar FoodArt’ın 20 yıllık yolculuğunu konuştuk.
Büyük Hayallerle Başlayan Bir Yolculuk
FoodArt’ı kurduğunuz ilk günü düşündüğünüzde, bugün 20. yılınızı kutlayacağınızı hayal etmiş miydiniz?
Açıkçası, 20 yıl sonrasına dair ayrıntılı bir takvim yapmamıştık; ancak hayallerimiz her zaman büyüktü. Önceki girişimlerimizden edindiğimiz tecrübelerle sağlam ve kararlı adımlar atarak büyümeyi hedefledik. Bugün 20 yılı geride bırakmış olmak, o günkü tutkunun, inancın ve emeğin en güzel karşılığı.
FoodArt ismi nasıl ortaya çıktı ve bugün sizin için ne ifade ediyor?
Sanatın hayatımızda her zaman çok özel bir yeri oldu. Benim için sanat; bir kaçış noktası, nefes alma alanı ve hayata farklı bir pencereden bakma biçimidir. Çocukluğumdan beri resim ve fotoğraf hayatımın bir parçasıydı. Aynı zamanda müzik konusunda da oldukça tutkulu bir dinleyiciyim.
Hayata bakış açımızın işimize de yansıması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle ticari bir iş yaparken bile işin bir ucunun sanata ve estetiğe dokunmasını istedim. “FoodArt” ismi de tam olarak bu vizyondan doğdu. Bugün bu isim; yalnızca bir markayı değil, gıda ile estetiği, kaliteyi ve insanı bir araya getiren anlayışımızı temsil ediyor.
İlk müşterinizi ve aldığınız ilk siparişi hatırlıyor musunuz?
İlk siparişin tam olarak hangi gün ve nasıl gerçekleştiğini hatırlamak zor. Ancak o ilk zamanların heyecanını ve aldığımız her yeni siparişle yaşadığımız büyük mutluluğu dün gibi hatırlıyorum. O dönemlerde her sipariş, bizim için yalnızca ticari bir işlem değil; doğru yolda ilerlediğimizin bir göstergesiydi.
Gururla Biriken 20 Yıl
Bu 20 yıllık yolculukta sizi en çok gururlandıran an hangisiydi?
Bu yolculuğu tek bir ana sığdırmak haksızlık olur. Yirmi yıl boyunca gurur duyduğum sayısız an biriktirdim. FoodArt ailesine katılan her yeni müşteri, ürün portföyümüze eklenen her yeni marka, hayata geçirdiğimiz her fikir ve tamamladığımız her proje benim için ayrı bir gurur kaynağı oldu.
FoodArt’ı yalnızca bir gıda tedarikçisi olmanın ötesine taşıyan en önemli değer nedir?
Şüphesiz etik değerlerimiz ve insana verdiğimiz önem. Müşterilerimiz, tedarikçilerimiz ve çalışma arkadaşlarımızla yalnızca ticari değil, samimi ve insani bağlar kurmayı ilke edindik.
Bizim için en temel rehber her zaman şu oldu:
“İyilik iyidir.”
Bu anlayış, hem iş yapış biçimimizin hem de kurduğumuz uzun vadeli ilişkilerin temelini oluşturuyor.
Şirketin ilk yıllarıyla bugünü karşılaştırdığınızda en büyük değişimin ne olduğunu düşünüyorsunuz?
En büyük değişim, vizyonumuzda ve ulaştığımız ölçekte gerçekleşti. İlk yıllarda daha sınırlı bir ürün gamıyla belirli pazarlara hizmet verirken bugün çok daha geniş bir ürün portföyüyle toplumun farklı kesimlerine ulaşabiliyoruz.
Artık yalnızca belirli bir müşteri grubuna değil, farklı kültürlere, tüketim alışkanlıklarına ve uluslararası ölçekte genişleyen bir pazara hitap ediyoruz.
Başarının Merkezinde İnsan Var
FoodArt’ın büyümesinde çalışanlarınızın ve müşterilerinizin nasıl bir rolü oldu?
Başarının temelinde her zaman insan vardır. İyi ve güçlü bir ekibe sahipseniz şirket büyür, gelişir ve geleceğe daha sağlam adımlarla ilerler. Güçlü bir ekip ruhu da beraberinde müşteri memnuniyetini ve sadakatini getirir.
Müşterilerimizin bize duyduğu güven ve ekibimizin gösterdiği özveri, FoodArt’ı 20. yılına taşıyan iki temel sütundur.
Yirmi yıl boyunca sektörde kalıcı olmanın sırrını tek bir cümleyle nasıl açıklarsınız?
Her ne olursa olsun pes etmemek; kararlılıkla, sabırla ve azimle çalışmaya devam etmek.
Zorluklardan Güçlenerek Çıkmak
Karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bu süreç size liderlik konusunda ne öğretti?
Yirmi yıllık bu yolculukta küresel krizlerden değişen pazar dinamiklerine kadar pek çok zorlukla karşılaştık. Her zorluk, farklı bir ders öğrenmemizi ve iş yapış biçimimizi geliştirmemizi sağladı.
Tüm bu süreçler bana liderliğin; esnek olabilmek, zor zamanlarda sakin kalabilmek ve her şartta ekibe güven vermek anlamına geldiğini öğretti.
FoodArt’ın bugünlere gelmesinde hiç vazgeçmediğiniz bir prensip var mı?
Çözüm odaklı olmaktan hiçbir zaman vazgeçmedik. Ticarette sorunlar her zaman olacaktır; önemli olan, bu sorunlara nasıl yaklaştığınızdır.
Şirket kültürümüzün temelinde şu anlayış yer alıyor:
“Bizde hiçbir sorunun cevabı doğrudan ‘hayır’ değildir.”
Müşterilerimiz ve iş ortaklarımız için her zaman alternatif bir yol bulmaya, imkânları değerlendirmeye ve çözüm üretmeye odaklanırız.
Gıda Aracılığıyla Kurulan Kültürel Bir Köprü
FoodArt’ın Birleşik Krallık’taki farklı işletmelere ve topluluklara sağladığı katkıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ticari başarının ötesinde, gıda aracılığıyla kültürel bir köprü kurduğumuza inanıyorum. Birleşik Krallık’taki yerel toplulukların ve farklı kültürel geçmişlere sahip insanların, dünya mutfaklarına ait ürünlere kendi mahallelerindeki marketlerden kolayca ulaşabilmelerini sağladık.
Bir İngiliz’in mutfağına bulguru sokabilmek ya da Polonyalı bir müşterinin kendi ülkesine ait lezzetleri mahallesindeki markette bulabilmesini sağlamak bizim için büyük bir gurur.
Hatta bugün sektörde oldukça yaygın olan “dilim karpuz” kültürünün pazarda yaygınlaşmasına katkı sağlayan öncü aktörlerden biri olduk.
Sizce müşteriler FoodArt’ı neden tercih ediyor ve yıllar boyunca neden sizinle çalışmaya devam ediyor?
İşimizin temelinde güven ve samimiyet yatıyor. Yalnızca kısa vadeli kârlılığa odaklanmak yerine uzun vadeli, sağlam ve karşılıklı güvene dayanan ilişkiler kurmayı önceliklendiriyoruz.
Sunduğumuz kesintisiz hizmet kalitesi, çözüm odaklı yaklaşımımız ve samimi iletişimimiz, müşterilerimizin uzun yıllardır FoodArt ile birlikte yol yürümelerindeki en önemli etkenlerdir.
Geçmişten Alınan Dersler
Geçmişe dönüp şirketi kurduğunuz ilk günkü hâlinize bir tavsiye verebilseydiniz ne söylerdiniz?
Bazı şeyleri zorlamamak ve hayatın doğal akışına güvenmek gerektiğini söylerdim. İster ürünler, ister insan ilişkileri, isterse iş ortaklıkları söz konusu olsun; olmayacak şeyleri zorla sürdürmeye çalışmamak gerekiyor.
Zamanı geldiğinde doğru yerde vedalaşmayı bilmek de sürdürülebilir başarının önemli bir parçasıdır.
FoodArt’ın hikâyesini üç kelimeyle anlatmanız gerekse hangi kelimeleri seçerdiniz?
İnat. Azim. Emek.
FoodArt’ın Gelecek Vizyonu
Önümüzdeki 20 yılda FoodArt’ı nerede görüyorsunuz?
Gelecek dönemde kendi geliştirdiğimiz özgün markaları ve ürün portföyümüzü odağımıza alarak büyümeyi hedefliyoruz.
Yalnızca geleneksel perakende noktaları ve mahalle marketleriyle sınırlı kalmayan; çok daha geniş kitlelere ulaşan, uluslararası pazarlarda güçlü bir konuma sahip ve farklı markaları bünyesinde barındıran bir FoodArt ekosistemi oluşturmak istiyoruz.
FoodArt’ın gelecekte sektörde nasıl bir iz bırakmasını istiyorsunuz?
FoodArt’ın yalnızca ticari başarıları veya ekonomik büyüklüğüyle değil, toplumsal konulara gösterdiği duyarlılık ve sosyal fayda odaklı projeleriyle de örnek gösterilen bir marka olmasını istiyorum.
Ticaretin ötesine geçerek insana, sanata ve topluma dokunan çalışmalarımızla sektöre ilham veren, anlamlı ve kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyoruz.
“Biz Hep Birlikte Güçlüyüz”
Bu 20. yıl dönümünde çalışanlarınıza, müşterilerinize ve iş ortaklarınıza vermek istediğiniz mesaj nedir?
Biz, büyük ve birbirine bağlı bir ekosistemiz. Çalışanlarımızın, müşterilerimizin ve tedarikçilerimizin oluşturduğu zincirde tek bir halkanın dahi mutsuzluğu, tüm sistemin başarısını etkiler.
Bu nedenle en büyük hedefim; bütün paydaşlarımızın kendisini değerli, güvende ve mutlu hissettiği adil bir ekosistemi yaşatmaya devam etmektir.
Biz hep birlikte güzeliz, hep birlikte güçlüyüz.
Birlikte Nice 20 Yıllara!
FoodArt’ın 20 yıllık yolculuğu; büyük hayallerin, kararlılığın, güvenin ve emeğin birleştiğinde neler başarılabileceğini gösteriyor. Geçmişinden aldığı güçle geleceğe ilerleyen FoodArt, yeni markaları, projeleri ve büyüyen ürün portföyüyle daha fazla insana ulaşmayı hedefliyor.
Bu başarı hikâyesine katkı sağlayan tüm çalışanlarımıza, müşterilerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyoruz.
Birlikte nice 20 yıllara!